3 Mart 2026 Salı-İlahi Düzen Kapısı Başak Dolunayı ve Ay Tutulması Enerji Çalışması”
3 Mart günü gerçekleşecek dolunay ve ay tutulması, sıradan bir göksel olaydan çok daha fazlasını işaret ediyor; gökyüzünde çok güçlü bir eşik açılıyor. Zamanın perdesi incelirken Ay, Dünya’nın gölgesinde kaybolacak. Ay tutulmaları, görünmeyen düzenin açığa çıktığı kadersel eşiklerdir.
Tarih: 3 Mart 2026 Salı
Saat: 14:00-15:30 (Dolunay Saati İstanbul 14:38)
1.888,00₺
Açıklama
Işık geri çekildiğinde saklı olan görünür olur, ertelenen tamamlanmaya çağrılır. Bu yalnızca bir dolunay ve ay tutulması değil; fazlalıkların ayıklandığı, gerçek olmayanın çözüldüğü ve hayatın daha sade bir hakikate doğru hizalandığı güçlü bir dönüm noktasıdır. Gökyüzü bir kapanışı değil, ilahi düzenin yeniden yazılışını işaret ediyor.
Başak burcu, gökyüzünün “düzen kuran bilinci” gibidir. Zodyakta düzeni, hizmeti, şifayı ve arınmayı temsil eder. Günlük hayatımızı nasıl yaşadığımızı, bedenimizle kurduğumuz ilişkiyi, çalışma biçimimizi, sorumluluk anlayışımızı anlatır. Hayatın ham hâlini alır, onu iyileştirecek bir forma sokar. Nerede fazla yük aldığımızı, nerede kendimizi ihmal ettiğimizi, nerede mükemmeliyetçilikle kendimizi yorduğumuzu gösterir. Karmaşayı sadeleştirir, fazlalığı ayıklar, işe yaramayanı çıkarır, sağlıklı olanı yerleştirir. Tüm bu haliyle bize şunu anlatmaya çalışır: “Ruhunuzun niyeti ne olursa olsun, onu Dünya’da yaşayabilmeniz için bir sistem gerekir.” Çünkü Başak’ın derdi yalnızca mükemmeliyet değil; gerçek anlamda “işleyen”, “sağlıklı”, “sürdürülebilir” bir yaşam kurmaktır.
Astrolojide Başak, günlük yaşamın görünmeyen mimarisini tutar. Bedenle ilişkiyi, rutinleri, çalışma düzenini, sorumlulukları, hizmet biçimini, verimliliği, disiplinimizi, detaylara yaklaşımımızı ve “hayatı nasıl yönettiğimizi” gösterir. Nerede kendimizi toparlayabildiğimizi, nerede dağıldığımızı, nerede gereksiz yükler edindiğimizi, nerede kontrol etmeye çalışırken aslında korkudan davrandığımızı Başak anlatır. Bu yüzden Başak sadece “düzen” değildir; düzenin arkasındaki niyettir: güven arayışı, yeterli olma arzusu, kabul görme ihtiyacı, kusursuz olursam sevilirim inancı… Başak’ın gölge tarafı tam da burada açılır.
Başak ayrıca “hizmet” temasıyla çok ilişkilidir. Ama bu hizmet, kurbanlık değildir. Başak’ın en yüksek titreşiminde hizmet; bilgeliğini dünyaya işe yarar bir şifaya dönüştürmektir. En düşük titreşiminde ise hizmet, kendini tüketerek değer kanıtlama çabasına dönüşür. İşte bu yüzden Başak enerjisi bize yumuşak ama çok net bir soru sorar: “Kimin için, ne uğruna, hangi bedeli ödeyerek yaşıyorsunuz?”
Dolunay, her zaman bir tamamlanma ve görünür olma anıdır; her zaman her şeyi görünür kılar. Gizlenen ortaya çıkar, ertelenen netleşir, tamamlanması gereken tamamlanır. Ay büyür, ışık artar ve daha önce fark etmediğimiz yerler aydınlanır. Başak burcunda dolunay olduğunda, hayatın “pratik gerçekleri” ortaya çıkar: bedenin dili, işin düzeni, evin ritmi, ilişkilerde görev paylaşımı, zaman yönetimi, yükler, sorumluluklar… Başak Dolunayı, romantik bir hayal anlatmaz; gerçeği incelikle ama net biçimde gösterir. “Daha sağlıklı nasıl yaşarım?” sorusunu büyütür; “Bana iyi gelmeyen alışkanlığı artık bırakmalıyım” duygusunu yükseltir.
Ve bu defa dolunayın üstüne bir de tam ay tutulması geldiğinde… işte burada enerji sıradan olmaktan çıkar. Tutulmalar ezoterik açıdan “kader kapıları” olarak çalışır. Bu tutulma, ruhunuzun bu yaşam için yaptığı sözleşmeleri hatırlamanız ve artık tamamlanan görevleri bırakmanız için bir kapı açabilir.
Ay tutulmasında Ay’ın ışığı Dünya’nın gölgesinde kalır; yani duygusal alan, bilinçaltı, iç kayıtlar bir süreliğine gölgeyle temas eder. Bu temas, çoğu zaman hayatımızda saklı kalan bir şeyi görünür kılar. Kendimize itiraf edemediğimiz yorgunluk, bastırdığımız bir kırgınlık, yıllardır sürdürdüğümüz bir görev rolü, “ben olmazsam dağılır” inancı, içten içe taşıdığımız suçluluk ya da yeterli olamama duygusu…
Başak–tutulma kombinasyonu özellikle şu alanlara vesile olur: İç dünyada arınma, yaşam düzeninde köklü değişim, bedenin sinyallerini ciddiye alma, iş ve hizmet alanında rol dönüşümü, ilişkilerde “yük” ve “sorumluluk” dengesinin yeniden yazılması. Bu tutulma bazen bir şeyleri bitirmekten çok, bir şeyi düzeltmek için geliyor. Başak’ın diliyle: “Onaralım.” “Tamir edelim.” “İyileştirelim.” “Fazlayı çıkaralım.” “Kalanı hizalayalım.”
Ay tutulmaları, bizi potansiyelimizden alıkoyan şeyleri serbest bırakma davetidir; dolunaylar ise daha önce gölgelerde kalanları aydınlatır. Bu tutulma, bize beklenmedik şekillerde gelen derin değişim fırsatları getiriyor. 14 Mart 2025 hepimizin ruhlarında derin farkındalıklar yarattı. Bu Mart ayı ise artık bunları sonuçlandıracak. 2025’de aldığımız tüm uyarılar artık sonuçlandırılacak. 2025’deki hafif sarsıntılar artık net kırılmalar yaratacak. Bunların içimizde hissettirdikleri rahatsızlık hissiyatı artık somut değişimlere vesile olacak. Tutulma enerjisiyle çalıştığımızda, değişimler evrensel zamanlama ile gelişir bu vesileyle; 2025 bilinçaltımızı tetiklemişti , 2026 ise kaderi somutlaştıracak. Bu ay tutulması değişimi zorlamakla ilgili değil. Özünün kabul yoluyla ortaya çıkmasına izin vermekle ilgili.
“Akışa bırak; çünkü her şeyin bir zamanı vardır. Bazen en iyi yol, bırakmak ve teslim olmaktır.”
— Mevlana Celaleddin Rumi
Bu ay tutulması, bizi en yüksek vizyonumuzla uyumlu olmayan enerjilerden, duygulardan ve bağlantılardan ayırmak için güçlü bir pencere açıyor. Bu değişimler başlangıçta zorlayıcı görünebilir, ancak teslim olduktan sonra inanılmaz bir hafiflik hissedeceksiniz. Paylaşılan bilgeliğe açık olun ve evrenin her şeyi sizin evriminiz için düzenlediğine güvenin.
“Ne istersen oldurabilirsin. Hangi dileğine kalpten inanırsan gerçekleştirebilirsin.”
Duygusal olarak bu süreç insanı hassaslaştırabilir. Çünkü Başak, duyguyu soyut bir yerde bırakmaz; onu bedene indirir. Zihinsel yükler sindirimi etkiler, bastırılan stres sinir sistemini zorlar, “yetişmeliyim” kaygısı bedeni gerer. Bu dönemde birçok kişi “yorgunluğunu” fark eder. Kendi ihtiyaçlarını ne kadar ertelediğini görür. Başkalarına iyi gelirken kendini nasıl unuttuğuyla yüzleşir. Bu yüzleşme sert olmak zorunda değildir; ama dürüsttür.
Ezoterik açıdan bakarsak, Başak tutulmaları çok “hücresel” çalışır. Sanki bedenin arşivi açılır. Atalardan gelen hizmet kalıpları, fedakârlık hikâyeleri, çalışarak hayatta kalma kodları, “zayıflık göstermemeliyim” programları ve sağlık üzerinden taşınan soy kayıtları görünür olabilir. Bu yüzden bu dönem “soy karması” çalışmalarına da çok uygundur: çünkü Başak ayrıştırır. Kime ait olan kime dönmeli, nerede sınır çizilmeli, nerede iade yapılmalı… Bu enerji bunları destekler.
Spiritüel olarak tutulmanın hediyesi şudur: hayatınızın düzeni, yalnızca günlük planlardan ibaret değildir; enerjisel bir düzen de vardır. İçinizdeki dağınıklık dışınıza, dışınızdaki dağınıklık iç dünyanıza yansır. Başak tutulması, iç ve dış düzeni aynı anda hizalamak için gelir. Bu yüzden bu süreçte artan enerji; sadeleşme, temizlik, netleşme, gerçekçilik, şifa ve sistem kurmadır. Azalan enerji ise savrukluk, erteleme, “idare eder” hali, gereksiz yükler ve kendini değersiz hissettiren görev rolleri olabilir. Bu tutulmanın ana öğretisi, çok derin ama çok basit bir cümlede saklıdır:
“Kendinizi tüketmeden de hayatı taşıyabilirsiniz.”
Bazen ilahi düzen, sizi daha çok çalıştırarak değil; sizi gereksiz yükten arındırarak yükseltir. Bu yüzden 3 Mart gecesi, “daha çok yapacağım” değil, “daha doğru yapacağım” niyetiyle açılan bir kapıdır. Daha temiz bir ritim, daha sağlıklı bir düzen, daha dürüst bir hizmet bilinci ve bedeninize saygı… Bu tutulma bunlara vesile olur.
Ve belki de en önemlisi: Bu tutulma size şunu hatırlatır; şifa, yalnızca acıyı iyileştirmek değildir. Şifa, hayatı daha yaşanır kılacak bir düzen kurmaktır. Başak bunun öğretmenidir. Başak Dolunayı şu soruyu fısıldar:
Hayatını gerçekten düzen içinde mi yaşıyorsun, yoksa sadece yük mü taşıyorsun? Sorumluluk aldığını sandığın şeyler gerçekten sana mı ait?
Bu dolunay sıradan bir dolunay değil; aynı zamanda tam ay tutulması. Ay’ın tamamen gölgede kaldığı bu an, bilinç ile bilinçaltı arasındaki kapının açılması demektir. Tutulmalar kadersel eşiklerdir. Sadece duygusal değil, sistemsel dönüşüm getirir. Bir konuyu fark etmekten öte, onu kapatmaya davet eder.
Bu tutulma özellikle hizmet karmasını, fedakârlık yükünü, çalışarak değer kanıtlama ihtiyacını ve sağlık üzerinden taşınan soy hafızalarını görünür kılabilir. Başak enerjisi detaydır; gözden kaçanı yakalar. Tutulma ise gölgedeki kaydı ortaya çıkarır. Birlikte çalıştıklarında, hayatınızda size ait olmayan yükleri ayıklamak için güçlü bir alan açarlar.
Bu dönemde beden daha hassas olabilir. Sindirim sistemi, bağırsaklar, sinir sistemi ve bağışıklık alanı özellikle dikkat ister. Çünkü Başak bedensel bilinci temsil eder. “Bağırsak ikinci beyin” deriz; işte tam da bu yüzden duygusal yükler fiziksel sinyallere dönüşebilir. Gıda hassasiyetleri, yorgunluk, detaylara aşırı takılma, zihinsel yoğunluk artabilir. Bunlar korkulacak değil, fark edilecek işaretlerdir.
Çalışma hayatında da bir temizlik enerjisi vardır. Verimsiz sistemler çöker, dağınık düzenler görünür olur. Hizmet eden ama kendini tüketen kişiler sınır koymaya zorlanabilir. Sağlık, danışmanlık, terapi, eğitim, analiz ve organizasyon alanlarında çalışanlar bu enerjiyi daha yoğun hissedebilir. Çünkü Başak kalite kontrol ister. Gerçek olmayan yapıların ayakta kalmasına izin vermez.
Bu tutulma soy alanını da harekete geçirirken ailede “hep güçlü olmak zorunda olan” kadın figürleri, çalışarak ailesini taşıyan insanlar, sağlık üzerinden gelen yükler, “ben yorulursam sistem çöker” inancı… Bunların hepsi görünür olabilir. Başak görünmez emeği temsil eder; tutulma o emeğin ardındaki karmayı açar.
Bu sadece bir temizlik değil; eski kimliğin çözülmesi ve ruhun daha yüksek bir frekansa yerleşmesidir. Hayatınızda fazla olanı azaltır, gerçek olanı sadeleştirir. Artan enerji disiplin, bilinçli temizlik, sistem kurma ve sadeleşme olacaktır. Azalan ise kurban bilinci, düzensizlik ve kendini değersiz hissetme kalıbıdır.
Bu çalışma, bu tutulmanın açtığı kapıda, ilahi düzenle yeniden hizalanma niyetidir. Göğe değil, yere açılır. Çünkü Başak toprak elementidir. Önce köklenir, sonra düzen kurar. Önce ayıklar, sonra yerleştirir.
3 Mart gecesi kendinize şu soruyu sorun:
🌾 Hizmet ederken nerede kendimi unuttum?
🌾 Yük sandığım şey gerçekten bana mı ait?
Bu tutulma hafif değil. Ama doğru kullanıldığında hayatı sadeleştirir, sistemi düzeltir ve yükleri hafifletir. Bu bir son değil. Bir düzenleme. Bir arınma. Bir ilahi hizalanma gecesi. Bu enerji “daha fazlasını yap” demez. “Daha doğru olanı yap” der.
Bu dönem hayatın içindeki küçük ama gerçek düzenlemeleri ister. İnsanlar kendilerini daha iyi hissetmek istiyorsa gökyüzüne değil, yaşam sistemlerine bakmalı.
Başak bedeni temsil eder. Özellikle bağırsaklar, sindirim, sinir sistemi hassaslaşabilir. Bu dönemde:
🌾 Gece geç saat yemek yememek
🌾 Aşırı şeker ve işlenmiş gıdayı azaltmak
🌾 Basit ve sade beslenmek
🌾 Ilık su tüketimini artırmak
🌾 Uyku saatini düzene sokmak önem kazanır.
Beden “yükü bırak” derken aslında hem fiziksel hem duygusal yükten bahseder. En büyük hata enerji ağır diye daha fazla kahve, daha fazla şeker, daha fazla kontrol enerjisine tutunmaktır. Tam tersini yapmak sadeleşmek gerekir.
Başak zihinsel dağınıklığı sevmez. Bu dönemde:
🌾 Bitmemiş işleri listelemeli
🌾 Gerçekten gerekli olmayan sorumlulukları iptal etmeli
🌾 “Ben yapmazsam olmaz” kalıbını sorgulamalı
🌾 Sosyal medya tüketimini azaltmalıyız.
Aşırı detay takıntısına düşmemek önemli. Başak’ın gölgesi “her şeyi mükemmel yapmalıyım” dır. Bu tutulmada mükemmeliyetçilik değil, işlevsellik kazanır.
Bu dönem büyük kararlar değil, küçük düzenlemeler ister:
🌾 Sabah aynı saatte kalkmak
🌾 15 dakikalık yürüyüş
🌾 Haftalık plan yapmak
🌾 Evde bir alanı sadeleştirmek
🌾 Dolap temizlemek
Başak enerjisi fiziksel temizlikle zihinsel rahatlama arasında güçlü bağ kurar. Dağınık ev dağınık zihin demektir. Toparlanmış alan ise netlik yaratır. İş hayatında dikkat edilmesi gerekenler:
🌾 Acele karar vermemek
🌾 İş yükünü yeniden dağıtmak
🌾 Gereksiz fedakarlık yapmamak
🌾 “Hayır” demeyi öğrenmektir.
Bu dönemde tükenmişlik yaşayanlar ‘’Ben yoruldukça değerli hissediyorum.’’ kalıbını fark edebilir. Bu kalıp enerjisinden özgürleşmelidir. Ayrıca bu tutulma özellikle “görev karmasını” açabilir. İnsanlar kendilerine şu soruyu sorar:
🌾 Ben gerçekten bunu yapmak istiyor muyum?
🌾 Yoksa ailemde hep böyle yapıldığı için mi yapıyorum?
🌾 Sürekli güçlü olmak zorunda mıyım?
Fark etmek bile tüm enerjiyi hafifletecektir. Eğer direnmezsek, hayatlarımız sadeleşir. Bu dönem en çok “her şeyi ben yapmalıyım” diyenleri zorlar. Ve en çok “biraz bırakıyorum” diyebilenleri rahatlatır.
‘’Nasibinde bir şeye kavuşman varsa, senin için tüm dengeler ters düz olur.”
Her tutulma geleceğimizi şekillendiren kadersel olayların enerjisidir. Dolunayların etkisi bireysel, toplumsal alanlarda ve özellikle de Dünya’mız üzerinde önemli bir etki yaratırken; tutulma enerjisi bu etkinin katlanmasına sebep olacaktır. Tutulma zamanlarında aslında yapmanız gerekeni bildiğiniz ama bir sebeple yapmadığınız ne varsa her şey ortaya çıkacak ve ilahi müdahaleler ve etkilerle yapılması gereken her ne ise o yaşanacaktır. Yeni kapılar açılırken, eski işe yaramaz kapılar kapanacak. Bazı şeyler geride kalacak.
“Kendini yıllardır ettiğin duanın içinde bulacaksın, gönlünde çiçekler açılacak.”
Bu dönemin bizlerin yapması gereken en önemli şey acele etmemek ve sakin kalıp hareket etmeye başlamaktır. Düzen sağlamak için bizleri destekleyen bu gökyüzü enerjisi zihinsel, fiziksel, ruhsal ve duygusal olarak hepimizin bireysel hayatlarında faydalar sağlamak ister. Bu yüzden aşırı kontrolü bırakıp akışa geçmeli, takıntılardan ve titizlikten özgürleşerek olması gereken hijyen alanını sağlamalı, bütüne odaklanarak geçmiş travma ve hatalara odaklanmamalıyız. Bu farkındalık hepimizi kabule ve bağışlayıcı bir ruh haline yönlendirecektir. Sakin kaldığımız bu süreç farkındalıklarımızı arttırırken böylece de psikolojilerimizi de destekleyebiliriz. Bilinçaltı çalışmaları, terapiler de bu dönemde bizlere oldukça iyi gelecektir. İçimize yönelmek; hayatımızdaki en mükemmel düzeni kurmamıza vesile olacaktır. Zihnimizden ve duygularımızdan özgürleştiğimiz her toksik etki iyileşmenin esas anahtarıdır.
Bu ay tutulmasının etkisi altı aya yayılırken; hızlı ve kısa vadeli sonuçları bir ay içinde kendini göstermeye başlayacaktır. Ay’ın enerjisi duygularımızı ve bilinçaltımızı anlatır. Aynı zamanda kadınları, dişiliği ve yaşamımızdaki kadın figürleri temsil eder. Bu tutulma ile dişil enerji, duygusal yakınlık ve bedenle kurulan ilişki alanında farkındalıklar artabilir.
Bu süreçte beden–zihin bağlantısı daha hassas hissedilebilir. Geçmişten gelen kişiler, konular, duygular…Ani yaşanan ekonomik değişimler, olaylar… Evlerimizde, ülkemizde değişen düzenler…
Gerçekleşecek dolunay ve ay tutulması ile aşağıdaki konularla ilgili etkilerin, tamamlanma, sonuçlanma ve netleşme süreçlerinin şekilleneceği vurgulanıyor. Şimdi bu maddeleri okurken bedeninizin, zihninizin ve duygularınızın nasıl tepki verdiğini fark edin. Bu konularla ilgili aklınıza neler geldiğini, vizyonunuzda neler canlandığını ve kendinizi nasıl hissettiğinizi fark edin.
🌾 Karmik temizlik
🌾 Hücresel arınma
🌾 Sağlık & sinir sistemi
🌾 Günlük hayatın yeniden düzenlenmesi
🌾 Hizmet bilinci
🌾 Fazlalıkları bırakma
🌾 Mükemmeliyetçilik şifası
🌾 Sistem kurma
🌾 Soydan gelen yükleri düzenleme
🌾 “Görünmeyenin görünür olması”
🌾 “Kapanmamış döngülerin tamamlanması”
🌾 “Enerji reseti”
🌾 Kozmik detoks
🌾 Ruhsal temizlik
🌾 İlahi düzen aktivasyonu
🌾 Soy Karması
🌾 Sağlık Kayıtları
🌾 Mükemmeliyetçilik Yükleri
🌾 Hizmet Kalıpları
Başak tutulması şunu der: “Dağınık olanı topluyorum. Çürük olanı ayıklıyorum. Gerçeği bırakıyorum.” Bu enerji “daha fazlasını yap” demez. “Daha doğru olanı yap” der. Bu dönem hayatın içindeki küçük ama gerçek düzenlemeleri ister. Eğer insanlar direnmezse, hayatları sadeleşir. Bu dönem en çok “her şeyi ben yapmalıyım” diyenleri zorlar. Ve en çok “biraz bırakıyorum” diyebilenleri rahatlatır.
Fark ettiğimiz her şeyin enerjisinin dönüştüğünü, kolayca şifalandığını biliyoruz. Yoğun enerjilerin yaşanacağı bu dönemde fiziksel olarak yorulmadan, kendimizi enerji olarak gevşeterek geçirmemizde fayda var. Şimdi odağımızı göğe yönlendirip, yerde yaşadığımız her yaşam dersinin kolayca dönüşmesine niyet ediyoruz. Dolunay ve Tutulma enerjisiyle gündemimizde olan ve gündemimize yeni gelen her konunun, duygularımızın, bilinçaltımızın, hayallerimizin, ruhumuzun bu dönemin evrensel desteği ile dönüşümüne niyet ediyoruz.
Meditasyonlar ve manevi çalışmalarla kendimizi destekleyebilir; doğa ile sanat ile ruhumuzu rahatlatabiliriz. Doğada vakit geçirmek, toprağa ve suya dokunmak, sanat aktivitelerine katılmak bizlerin enerjisini rahatlatacak; bu sert ve kırılgan enerji günlerinden geçişimizi kolaylaştıracaktır.
Tutulmalar çok önemli ve etkisi yüksek göksel olaylardır. Tutulmalar ile yükselen enerjiler; bu zamana kadar bastırdığımız, üzerini örttüğümüz, çözümleyemediğimiz, ertelediğimiz tüm yaşanmışlıklarımızı, korkularımızı, kaygılarımızı, tüm negatif duygu, düşünce ve inanç kalıplarımızı tek tek şifalanmak üzere yüzeye çıkarırlar. Gizlide kalmış konular da görünür hale gelir. Hepsi birer yaşam dersi, hepsi birer öğrenme süreci. Peki öğrenmek ya da hatırlamak için artık bu zorlukları yaşamaya ihtiyacınız var mı? Tabi ki HAYIR! Artık izin verin hepsi dönüşsün. Bırakın sevginin iyileştirici gücü yaşamınıza yayılsın, bırakın Işık Sarsın Sizi…
Eğer bu kapının enerjisiyle birlikte ilerlemek isterseniz, bu tutulma anında birlikte güçlü bir niyet alanı oluşturuyoruz… Biz, Işık Sarsın Sizi ekibi olarak bu dolunay ve tam tutulma enerjisini, arınma, tamamlanma ve yükselmenize ve ilişkilerinize en yüksek seviyede katkı olacak şekilde meleklerin yardımı ve rehberliği ile kullanmaya niyet ediyoruz. Bulunduğunuz yerden isimleriniz üzerinden niyetlerinizle birlikte sizi de gerçekleştireceğimiz bu enerji çalışmasına dahil etmek istiyoruz.
3 Mart 2026 Salı İlahi Düzenin Kapısı Başak Dolunayı ve Ay Tutulması Enerji Çalışmamız, 3 Mart 2026 Salı günü saat 14:00’da başlayacak ve dolunayın gerçekleşeceği zamanı (3 Mart Salı günü saat 14:38) içine alacak şekilde saat 15:30’a kadar sürecektir.
3 Mart günü gerçekleşecek dolunay ve ay tutulmasının zirve anı gündüz saatlerinde yaşansa da bu enerjinin etkisi gün boyunca ve geceye yayılarak hissedilmeye devam edecek. Tutulmalar yalnızca bir ana ait değildir; titreşimleri haftalar öncesinden hissedilmeye başlar ve açtıkları dönüşüm kapısı önümüzdeki altı ay boyunca hayatımızda çalışmayı sürdürür.
Bu güçlü dolunay ve ay tutulmasının enerjisel desteği ile gerçekleştireceğimiz ve bulunduğunuz yerden isimleriniz üzerinden niyetlerinizle birlikte sizi de dahil edeceğimiz bu enerji çalışmasıyla birlikte, size artık hizmet etmeyen tüm durum ve ilişkileri bırakmanız, size ağır gelen, sizi aşağıya çeken geçmişinizden arınmanız, negatif eterik kordon bağlarınızın kesilmesi ve sizi bloke eden tüm düşük frekanslı duygularınızdan ve negatif eski programlardan kurtulmamız için, niyetiniz doğrultusunda, sizin ve bütünün en yüksek hayrı için çalışıyor olacağız.
Evren sizin enerjinizin arınması ve artık tamamlanmanız için sizi desteklerken, arınma ile açılan boşluğun huzur, ışık, saf sevgi ve muazzam bir tamamlanma duygusu ile dolmaya başladığını fark edeceksiniz.
Bizler bu gezegende hep bir arada bir bütün olarak yaşamaktayız. Her birimizin bir diğeriyle görünen ya da görünmeyen bağları mevcuttur. Bu nedenle toplu enerji çalışmalarının, grup dualarının çok büyük bir şifa gücü vardır. Bu çalışmada da aslında her birimiz niyetimizle bir başkasının niyetinin gerçekleşmesine yardım edeceğiz.
Şükürler olsun!
Siz de sizi sevginin ve ışığın frekansına yükseltecek bu muazzam enerji çalışmasına bulunduğunuz yerden sadece isminiz ile katılabilirsiniz.
Çalışmaya katılmanız için gereken sadece *açık bir kalp, *hayatınızdaki düşük frekanslı enerjilerin, size artık hizmet etmeyen durumların, negatif duygu, düşünce ve inanç kalıplarının sevgi ve ışığa dönüşmesi, geçmişi bırakmak için niyetiniz ve *isminiz (varsa göbek adınızla birlikte).
Çalışmanın olduğu saat diliminde ayrıca bir şey yapmanız ya da özel bir yerde olmanız gerekmemektedir.
Dünya’da 3 Mart 2026 Dolunay ve Tutulma Saati:
- Istanbul: 3 Mart 2026 14:38 (14:00-15:30)
- Paris/Berlin: 3 Mart 2026 12:38 (12:00-13:30)
- London: 3 Mart 2026 11:38 (11:00-12:30)
- New York/Toronto: 3 Mart 2026 06:38 (06:00-07:30)
- Los Angeles/Vancouver: 3 Mart 2026 03:38 (03:00-04:30)
- Wellington: 4 Mart 2026 00:38 (00:00-01:30)
- Sydney: 3 Mart 2026 22:38 (22:00-23:30)
- Tokyo: 3 Mart 2026 20:38 (20:00-21:00)
- Singapore: 3 Mart 2026 19:38 (19:00-20:30)
- Dubai: 3 Mart 2026 15:38 (15:00-16:30)
Ayrıca o gün tüm hayatınızdan çıkarmak istediğiniz durum ve enerjileri (artık size hizmet etmeyen ilişkileri, affedemediğiniz durum ve insanları, size acı veren yaşanmışlıkları, geçmişten taşıdığınız ağırlıkları, varsa borçlarınızı, hastalık illüzyonlarını, korkularınızı, blokajlarınızı, kısırdöngülerinizi) yazarak yakmanız önemle tavsiye edilmektedir.
Kaydınızı tamamlamanızı takiben yapılacak enerji çalışmasını ve isteyenlerin bu dolunay zamanında ayrıca yapabilecekleri ek çalışmaları detaylarıyla anlatan bir teyit mailingi size gelecektir.
Işık olsun!!
İLETİŞİM VE BİLGİ ALMAK İÇİN;
0531 210 59 44
0530 238 70 88
info@isiksarsinsizi.com